Hayat boyu  benimsedigim tüm kurallar,ilkelerim üzerime geliyor. Örnek aldıgım insanlar beni degisime itiyor. Ama ben ilkesiz kuralsız hayatın anlamlı oldugına inanmıyorum. Hayatta hep mantıgımla cevap buldum,kendimi dizginledim.

En çok mantıga ihtiyacın oldugu alanda sosyal hayattı. Kendi dünyamda özgürsündür ama sosyalizme ayak uydurmak için kurallar esnetilmeli ve bazı olaylara aldırıs etmemen gerekir. Bu benim için çok zordu ama etiketler en büyük yardımcımdı. Arkadas ve tanıdıklarıma hatta aile ferlerimize  dahi etiket yapıstırmaya basladım yıllar önce. En basta degerli,sıradan ve umursamadıklarım olarak etiketledim. Sonra daha fazlası. Bu sayede her kalıba ayak uydurabiliyorum. İnsanlarla konusurken kendi iç duygularımdan çok onların benden beklediklerine göre konusuyorum. Çünkü ben her turlü ruh haline ayak uydurabilirim ama insanlardan bunu bekleyemem. Onların kalbini  ve gururunu kırmayı göze alamam. Benim ilkeme de ters düsün ve hayatıma anlama katmadıgını düsündügüm seye gereginden fazla önem veremem.

Tüm bunlara ragmen bir isnistam var. Hayatım boyunca  ilk defa karsılastıgım  bir problem. Sanki bu zamana kadar kadar her seyin sorumlusu onun yokluguydu. Bu öylesine birisi ki onu bir katagoriye koyamıyorum. Sıradan olmayacak kadar muhtesem, deger verecegim kadar belirsiz. Belki sadece bir hoslantı ama beni bosluga atacak kadar ikna edici. Sanki onunla  hayatım ters döndü. Tüm kurallarım ona islemiyor. Sanki her sabah uyandıgımda rüya görüyor, geceleri yattıgımda uyanıyorum. İnsan karsısındakinden degil, onun beynimizdeki yansımasından hoslanır derim ya; ne kadar umut vadedici degil mi . Onun canlı,nefes alan bir gerçek olması,her dedigimizi yapan ve bizim kontrolumuzde olan bir hayal olmaktan çıkıp kendi duyguları olan bir varlık olması.

Bilemiyorum.  Tamamen kararsızım. Sen diger insanlardan öylesine farklısın ki, bana kafa tutan tek insansın. Sanki dünyanın en zeki matematikçisi her türlü problemi çözmüs. Ama öyle bir problemda takılmıs ki bir türlü denklemdeki esitsizligi saglayamıyor. Sende benim tüm mantıgımı alt üst ediyorsun. Benim zayıf noktamsın, koruyamadıgım tek noktam.

Su an karsına geçmek tüm bunları soylemek istiyorum. İster tokat at,ister sadece “peki” de, belkide daha fazlası.

Ama tek istedigim bu paradoxa son vermek.

Ali Kemal ÖCALAN